17 Eylül 2012 Pazartesi

Hüzünlerimi Yıkayan Yağmurlar


Serin rüzgarlar esmeye başladığında yeşilden sarıya, kızıla boyanmış yapraklar, düşüp toprağa karışmaya başlar. Rüzgar gün boyu özgürce esip önüne ne bulduysa katıp sürükler, uzak semtlerin kokularını oradan oraya taşır. Sabahın erken saatlerinde şehre yağmış çiğ içinize işler.


Yağmurlar başladığında, doğa izin verene kadar, çatı altları aşıklara sığınak olur. Orada yürekleri tek yürek atar, beklerler. Artık sık sık kaldırımlarda damlaların dansını izlemeye başlarsınız. Martılar başınızın üstünde mutlulukla süzülerek kanatlarını yıkar.


Bir süre sonra güneş bulutların arasından utangaç göz kırpmaya başlar ve kolları en kuytu köşelere kadar uzandığında gri gölgeler gizli mabetlerine kaçar. Işık bütün gölgeleri yutar, şehir tazelenir...


Hiç yorum yok: