21 Eylül 2012 Cuma

Sadece İstanbul


Milattan önce 7. yüzyılda Megaralı (Yunanistan'da Atina ile Korintos arasında bir kent) kumandan Bizas yeni yerler keşfetmek istiyordu. Yol göstermeleri için tanrılara dua etti. O gece rüyasında bir ses ona "yola çık ve körler diyarını bul" dedi. Bizas yola çıktı, günler sonra şimdiki Sarayburnu açıklarına geldi ve sağ tarafta (şimdiki Kadıköy) yerleşmiş insanları, sol tarafta yemyeşil güzellikleri gördü. "Bu insanlar kör mü, böyle güzel bir yere yerleşmemişler" dedi, o zaman aradığı yeri bulduğunu anladı. Sarayburnu bölgesinde, Bizantion yani İstanbul'un temellerini attı. Bu bir efsane olsa da Bizas'ın şimdiki İstanbul'un kurucusu olduğu gerçek.


Dördüncü Roma İmparatoru Konstantin başkenti Roma'dan Bizantion'a taşıdı, adına Nouva Roma (yeni Roma) dedi. Birinci Konstantin'in ölümüyle adı Konstantinopolis (Konstantin'in şehri, Arapçada Kostantiniyye), fetihten sonra ise İstanbul (i-stan güzellikler diyarı) oldu.


Ve şimdi Sunay Akın'dan öğrendiğime göre yeni bir keşif var. Küçükçekmece Gölü'nün arkasında bir mağarada, kırmızı bir boyayla yapılmış üç tekne resmi bulundu. Bu resimlerin M.Ö 6000 yılına ait olduğu ortaya çıktı, yani insanlığın ilk yerleşimi.


Gerçekten ne kadar özel bir şehirde yaşadığımızın farkında mıyız? Ve Yerebatan Sarnıcı'nda Medusa Başı'yla göz göze gelmeden, arnavut kaldırımlı bir yokuşu tırmanmadan, Kapalı Çarşı'nın sokaklarında kaybolmadan, Beyoğlu'nda bir tabak profiterolün tadına varmadan bu şehirde yaşıyorum diyebilir misiniz?


İstanbul'u güzelleştirme çabalarının her zaman işinin ehli kişiler tarafından yapılmadığını duymak ve eski semtlerin değerinin bilinmemesi beni üzüyor. Başka millete ait bir şehir olsaydı hangi yanlışların yapılmayacağını bilmek de öyle. Ama aynı zamanda, dışarıdan bu kadar turist alması iyi şeylerin yapıldığını da gösteriyor.


Turist rehberlerinin anlattığı bilgilerden biri şehrin yedi tepesidir. Tekrar hatırlamak gerekirse:
  1. Sarayburnu'ndan içeri doğru yükselen, Ayasofya'nın bulunduğu tepedir.
  2. Çemberlitaş diye bilinen, Konstantin Sütunu'nun bulunduğu bölge ve çevresidir.
  3. Teodosyus Forumu'nun bulunduğu Beyazıt ve Süleymaniye bölgesidir.
  4. Derin bir vadiyle yarılmış olan Fatih civarıdır. Fatih Camii'nin bulunduğu tepe. Bizans döneminde Valens su kemeri, Havariyun Kilisesi, ve Kıztaşı buradaydı.
  5. Haliç'in hemen kıyısından dik bir yokuşla yükselir. Fener'in üstündeki Çarşamba'ya uzanır. Yavuz Sultan Selim Camii'nin bulunduğu tepedir.
  6. Edirnekapı tepesi, Bizans zamanında Blakhernai Sarayı ve Kariye Kilisesi'nin bulunduğu, günümüzde Mihrimah Camii'nin görkemini sergilediği yer.
  7. Marmara Denizi'ne bakan yükselti, Bizans döneminde Arkadyus Forumu, günümüzde Cerrahpaşa olarak bilinen yerdir.


Yabancılar ona "şehirlerin kraliçesi" diyor, bizse ona sadece "İstanbul"...

Hiç yorum yok: