30 Nisan 2013 Salı

Ben Çocukken


Sizin de zaman zaman çocukluğunuza dönüp anılar arasında gezindiğiniz olur mu? Çoğumuzun korkutularak büyütüldüğü bir toplumda yaşıyoruz. İyi çocuk yaramazlık yapmayan, sessiz, fazla soru sormayan, hareketli olmayan çocuk anlamına gelirdi. Ya polisle, iğneciyle korkutulurduk ya da yaratıcıyla. Yaramazlık yapanları taş yapan bir yaradandı o. Düşen dişi çatıya atan baba, uslu çocuk olursan sabah yastığının altında para bulursun demeyi unutmazdı. Pek çok kurala uyduğu halde, sabah yastığının altında para bulamayan bizler tüm saflığımızla, daha uslu olmamız gerektiğini düşünürdük. Okulda dünya dönüyorsa biz neden düşmüyoruzun cevabını arardık. Daha küçükken bir kısmımız kendine ait bir dil geliştirmişti. İki yaşında çikolataya dolalak, suya üştüngü demek bir şeylere gizli isyan mıydı acaba?

Şimdi çocukların daha özgür olduğunu kabul edebiliriz ama bu iletişim bombardımanı altında bizim kadar saf olduğunu sanmam. Bilgiye daha çabuk ve daha küçük yaşlarda erişir olmanın, büyük bir kazanç olduğu konusunda kuşkularım var. Büyümüşte küçülmüş dedikleri çocuklar vardır. Yaşından beklenmeyecek büyük laflar edip, anne babaları tarafından övünme kaynağı olan çocuklar. Ben o çocukları duyduğumda şaşkınlıkla karışık bir burukluk hissediyorum.  

Hiç yorum yok: