18 Haziran 2014 Çarşamba

Yirmi Bir Gün



Adamın saçlarına kırlar düşmüştü, elinde olsa geçen yıllardan hesap sormak isterdi. Kadın eskisi kadar duygusal değildi, öylesine günler yaşıyordu. Adam ile kadın karşılaştıklarında öyle şimşekler falan çakmadı, ama ikisi de başka bir dünyada kaybolmak istedi.

Adam heyecanlıydı, kadın yaşamaya başladığını hissediyordu, farklılıklar umurunda değildi. Adam iki parçaya bölünmüştü belki de üç. Kadın hem her şeye hakkı olduğunu düşünüyordu, hem hiç bir şeye hakkı olmadığını. İkisi de imkansızı istedi, çok istedi...

Adam ikisi adına bir karar verdi. Kadın itiraz etti, adam hiçbir şey söylemedi. Kadın yirmi bir gün diye okumuştu bir yerde, yirmi bir günde insan yeni şartlara alışır ve kabullenir. Bunun tam bir safsata olduğunu düşündü. İçinde bir yerlerde eskisi gibi hissediyordu; söylenmemiş sözler yarım kalmış birşeyler vardı. Adam...kadını çoktan unutmuştu...

Hiç yorum yok: