15 Temmuz 2014 Salı

Berrin'in Hikayesi 3

Nefis bir yaz akşamıydı. Arkadaşlar, akrabalar, ağabeyimin terfisini kutlamak için toplanmıştık. Ağabeyim ve zevkli sevgilisi Lucia, deniz kenarında, San Diego'nun seçilebilecek en güzel mekanlarından birini seçmişlerdi. Ilık esen rüzgar, yemekler, müzik... "Her şey bu kadar mükemmel olabilirdi" diye düşündüm, yanılmışım. Seçtikleri parçalarla bizi müzik tarihinde harika bir yolculuğa çıkaran orkestra, birden Endless Love'ı çalmaya başladı. O an, neredeyse masanın diğer ucunda oturan ağabeyimle göz göze geldik, sen mi planladın der gibi baktım, başını hayır anlamında salladı. Bu şarkı eski sevgilimle neredeyse tek tartışma konumuzdu. Sık sık o şarkıyı dinlediğimden, anısı olan bir şarkı sanıp kıskanır, kavga çıkarırdı. İlgisi yoktu sadece seviyordum o şarkıyı, ama ona yanıldığını söylemez, iki tarafa da çekilecek cevaplar verir, onu kızdırmaktan gizli bir zevk alırdım.

Aynı şarkı ağabeyimin de beni kızdırma nedeniydi. "Boşversene kızım" derdi "Sen katıksız bir romantiksin, tam tersi olduğun konusunda çok iyi rol yapabilirsin ama beni kandıramazsın".
Yıllar sonra böyle bir gecede aynı şarkıyı duymak, beni eskilere götürmüştü. İlk kez vokale dikkatli baktım, o da bana bakıyordu, bakmak kelimesi az kalır, şarkıyı gözlerimin içine bakarak söylüyordu. Kendi kendime yanılıyorsun deyip başımı çevirdim. Şarkı devam ediyordu, you will always be my endless, sen her zaman benim sonsuz aşkım olacaksın... Dayanamayıp tekrar ona baktım. Hayal değildi, genç adam hala gözlerimin içine bakarak söylüyordu şarkıyı. Bu kez gözlerimi kaçırmadım, anın, şarkının tadını çıkardım. Şarkı bittiğinde masadaki bir kaç kişi alkışladı sonra yine sohbetlerine döndüler, ben öylece kalmıştım. Gece bittiğinde, sabaha karşı yatağıma uzandığımda kulaklarımda o şarkı ve zihnimde bana bakan o sıcak iki göz vardı...

(devam edecek)

Hiç yorum yok: